Bilge Lider’in İslâm Deklarasyonu’ndan 34 Alıntı

Esselâmu aleyküm Dostlar,

İslâm Deklarasyonu Fide Yayınları

Bu yazım çok sevdiğim Bilge Lider Aliya İzzetbegoviç’in İslâm Deklarasyonu eserinin Fide Yayınları tarafından Türkçe çeviri baskısından yaptığım alıntıların bir derlemesi niteliğindedir.

Yüreğime dokunan, umudumu artıran, ufkumu açan, zihnimi canlandıran, bedenimi ayağa kaldıran cümleleri bir araya getirdim ki sizlerde de benzer tesirlere vesile olsun.

34 Önemli Alıntı Sizlerle…

  1. Bu topraklarda ve gökyüzü altında inşa edilebilecek bir düzen, bir dinamik, bir refah vardır ancak bu düzen, ilerleme ve refah Avrupa ve Amerika’nın değildir.
  2. İslâm’ın olduğu yerde kayıtsızlık yoktur.
  3. Ufukta ancak bir çıkış görünmektedir: Bu da İslâmî düşünen ve öyle hisseden yeni entelejansiyanın meydana getirilmesi ve toplanmasındadır. O zaman bu aydınlar kesimi daha sonra İslâmî düzenin bayrağını öne çıkarıp Müslüman kitlelerle beraber onun gerçekleşmesi için harekete geçebilecektir.
  4. İslâmî düzen en kısa biçimde şu şekilde tanımlanabilir: Din ve kanun, terbiye ve güç, ülkü ve çıkarlar, manevi toplum ve devlet, gönüllülük ve zorlamanın birliğidir.
  5. İslâmî iktidar olmadan İslâmî toplum tamamlanmamış ve güçsüzdür; İslâmî iktidar ise İslâmî toplum olmaksızın ya ütopya veya zulümdür.
  6. Tarihte var olan hiçbir hakikî İslâmî hareket yoktur ki aynı zamanda siyasî hareket olmasın.
  7. Hiç bir sistem kendiliğinden İslâmî veya gayri İslâmî değildir, ancak sistemi oluşturan insanlara göre öyledir.


  8. Okumamış, ihmal edilmiş ve mutsuz bir anne, Müslüman halkların yeniden doğuşunu başlatacak ve başarılı bir şekilde devam ettirecek oğul ve kızları büyütemez.
  9. Kur’an-ı Kerim bizim düşmanlarımızı sevmemizi emretmemiştir ancak kesinlikle adil olmamızı ve affetmemizi emretmiştir. (Nisâ suresi 135. ayet, Nahl suresi 126. ayet)
  10. “Hedefe ulaşmak için her yol mubahtır.” formülü sayısız cinayetlerin sebebi olmuştur. Ulvî hedef aşağılık (alçakça) bir vasıtayı kutsal kılmaz, fakat aşağılık bir vasıta her hedefi küçültebilir veya yıpratabilir.
  11. Gücün yapamadığını âli cenaplık, tutarlılık ve cesur duruş yapar. (Nahl suresi 125. ayet, Şuara suresi 34-35. ayetler)
  12. Siyonistlerin önderliğin Yahudiler, Filistin’de, gayri insani ve pervasız olduğu kadar, maceracı ve basiretsiz bir eyleme giriştiler.
  13. Kudüs sadece Filistin veya Arap meselesi değildir. O bütün Müslüman halkların sorunudur.
  14. İslâm’da doğan, yenilgi ve aşağılanma içinde büyüyen, yeni İslâmî vatanperverliği içinde birleşmiş, eski ihtişam ile başkasının yardımına dayalı hayatı reddedecek ve hakikat, hayat ve şerefi temsil eden hedefler etrafında toplanacak 100 milyonluk bu nesil, imkânsız görüneni gerçekleştirecek ve her türlü zorlukla başa çıkacak gücü kendisinde taşımaktadır.
  15. “Mistisizmsiz inanç ve ateizmsiz bilim” taahhüdünü ortaya koyarak İslâm, hiçbir fark gözetmeksizin bütün insanlar için aynı derecede ilgi odağı olabilir.
  16. Neslimiz de riski göze almak ve teşebbüste bulunmak zorundadır.
  17. Eğer Müslüman başkalarının varlığını hissetmiyorsa, Müslüman toplumu başarılı olmamış demektir.
  18. Adaletin kendisi insanların kalbinde mevcuttur, aksi durumda adalet yoktur.
  19. Tek olan Allah’tan başka ilah yoktur; seçilmiş halk, seçilmiş ırk veya sınıf yoktur, bütün insanlar eşittir.
  20. Bütün Müslümanların kardeş oldukları emrine uyulması ve ona davet için gerçek İslâmî iktidarın alacağı tedbirlerin çeşiti ve sayısı, yapacağı faaliyet ve kanunların sayısı pratikte sınırsızdır.
  21. Bugünkü Müslüman dünyasında İslâmî ve gayri İslâmî akımların tanımlanması için İslâm birinci, Panislâmizm ise ikinci noktadır. Bir toplumun iç düzenini İslâm, dış düzenini ise Panislâmizm ne derecede sağlıyorsa o toplum o derece İslâmîdir. İslâm o toplumun ideolojisi, Panislâmizm ise onun siyasetidir.
  22. Zekâtın eksikliği her adımda görülmektedir. Oysa zekât İslâmî düzenin kamusal ve hukukî kurumudur ve onun hayata geçirilmesi için güç de dâhil, her türlü şekilde temin edilmelidir.

    Aliya İzzetbegoviç Halkı Selamlıyor
    Aliya İzzetbegoviç Halkı Selamlıyor
  23. Allah’ın mutlak hâkimiyetini tanımak aynı zamanda diğer bütün kadir-i mutlak olan hâkimiyetleri tanımamak demektir.
  24. Verilere bakarak kesin olarak ifade edebiliriz ki bugünkü İslâm dünyasında, nicelik ve nitelik bakımından en radikal ve en acil değişim isteyen kurum öğretim kurumudur.
  25. Yolumuz iktidarı ele geçirmekten değil, insanları kazanmaktan başlar.
  26. Zenginlik bir ülkeye ithal edilemez.
  27. Toplumumuz sadece uyanık ve hareketli olarak kendi yolunu bulabilir.
  28. Dünyadaki her güç ahlakî güç olarak başlar. Her yenilgi ise ahlakî tökezleme olarak başlar. Gerçekleşmesi istenen her neyse evvela insanların ruhlarında (nefislerinde) gerçekleşmek zorundadır.
  29. Bu kültürsüzlük selinin engeli ancak Allah’a olan temiz ve sarsılmaz bir iman ve halkın tüm katmanları tarafından dinî vecibelerin yerine getirilmesi ile olur. Medeniyetin kültürü yok etmemesini ancak din temin edebilir. Bazı hadiselerin gösterdiği gibi çıplak maddî ve teknik ilerleme, açık bir barbarlığa dönüşebilir.
  30. Erken davranmak tıpkı geç kalmak gibi tehlikelidir.
  31. Tarih sadece sürekli değişimin hikâyesi değil, aynı zamanda imkânsız ve beklenmeyenin devamlı gerçekleşmesinin hikâyesidir.
  32. Her Müslüman ülkenin önünde bulunan alternatif açıktır, ya diğer Müslüman ülkelerle birlik içinde ayakta kalmayı, ilerlemeyi ve her meseleyle başa çıkacak gücü garanti edecekler veya her geçen gün daha fazla gerileyecek ve zengin yabancılara bağımlılık içine düşeceklerdir.
  33. İslâm’da doğan, yenilgi ve aşağılanma içinde büyüyen, yeni İslâmî vatanperverliği içinde birleşmiş, eski ihtişam ile başkasının yardımına dayalı hayatı reddedecek ve hakikat, hayat ve şerefi temsil eden hedefler etrafında toplanacak 100 milyonluk bu nesil, imkânsız görüneni gerçekleştirecek ve her türlü zorlukla başa çıkacak gücü kendisinde taşımaktadır.
  34. Sınav anlarında her zaman iki şey aklımızda olsun: Arkamızda Allah’ın rızası ve halkımızın kabulü vardır ve bulunmalıdır.

Değinilen Ayetler ve Mealleri

Nisa Suresi 135. Ayet ve Meali

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِياًّ اَوْ فَق۪يراً فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْـوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

﴾135﴿ Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine de olsa adaletten asla ayrılmayan, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

Nahl Suresi 125. Ayet ve Meali

اُدْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ

﴾125﴿ Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; onlarla en güzel yöntemle tartış. Kuşkusuz senin rabbin, yolundan sapanların kim olduğunu en iyi bilendir; O, doğru yolda bulunanları da çok iyi bilir.

Nahl Suresi 126. Ayet ve Meali

وَاِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِه۪ۜ وَلَئِنْ صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِلصَّابِر۪ينَ

﴾126﴿ Cezalandırmak isterseniz size yapıldığı kadarıyla cezalandırın, fakat sabır gösterirseniz bilin ki sabırlı davrananlar için bu muhakkak daha hayırlıdır.

Şûrâ Suresi 31-35. Ayetler ve Mealleri

وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ

وَمِنْ اٰيَاتِهِ الْجَوَارِ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۜ

اِنْ يَشَأْ يُسْكِنِ الرّ۪يحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلٰى ظَهْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍۙ

اَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَنْ كَث۪يرٍۘ

وَيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ

﴾31﴿ Siz, dünyanın hiçbir yerinde O’nun gücünün önünde duramazsınız. Sizin için Allah’tan başka gerçek dost ve yardımcı yoktur.
﴾32﴿ Denizde (yelkenlerini) bayraklar gibi (açarak) süzülüp giden gemiler de O’nun kudretinin kanıtlarındandır.
﴾33﴿ O dilese rüzgârı dindirir de gemiler denizin üzerinde hareketsiz kalıverirler. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

﴾34﴿ Yahut yapıp ettiklerinden dolayı onları batırıp içindekileri helâk eder; birçoğunu da bağışlar.
﴾35﴿ Böylece âyetlerimize karşı mücadele verenler bilsinler ki kendileri için kaçacak yer yoktur.



Yayınlayan

ATİ

3 ocak 1999'da Sivas'ta dünyaya geldim. Ben doğduktan sonra ailem Sivas'ın Kümbet bölgesinde yeni bir eve taşındılar. Hâlâ bu evdeyiz 😊 Küçüklüğüm oyunla geçiyordu. Her çocuğa sorulduğu gibi bana da "Ne olacaksın?" diye sorulduğunda ben "Bilim adamı" olacağım cevabı veriyordum 😎 Bu cevabı neye dayanarak veriyordum bilmiyorum ancak sanırım ailemin etkisiyle veriyordum. Biraz daha büyüyüp okul çağına gelince seve seve okula gitmiştim bunda anasınıfı öğretmenimin çok faydası oldu. Anasınıfını ve ilkokulu Vali Aydın Güçlü İlkokulu'nda okuduktan sonra Mevlana Ortaokulu'nda ortaokulu okudum. SBS'de Sivas Fen Lisesi'ni kazandım. Biraz garip geçen 4 yılın ardından LYS ile Cumhuriyet Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi'ni kazandım ve ilk sitemi kurdum. Sitemin açılış tarihi : 29.7.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir