Siyah Beyaz Şuursuzluk

Siyah Beyaz Şuursuzluk

Bugün aslında paylaşmayı vazgeçtiğim* bir yazımı paylaşıyorum. Haftalar önce kaleme aldığım yazımı şimdi paylaşmamın sebebi mühimmat patlaması ile Şemdinli’de şehit olan yiğitlerimiz ardından sosyal ağlarda gördüğüm siyah beyaz şuursuzluk üzerinedir.

Bir acımız var. Milletçe büyük bir acıya göz yaşı döküyoruz. 11 aylık yavrucağa ve annesine bombalı tuzak kurmak hangi kelimelerle tanımlanır bilmiyorum. Bu öylesine büyük bir karaktersizlik ki insan şaşkına dönüyor. İnsan olarak yaratılmış bir varlık nasıl olur da böyle bir kansızlık, karaktersizlik, soysuzluk sergiler. Bunu yapanlar, o hain PKK ve onun kravatlı soysuzları hiçbir durumda ve hiçbir mekanda insan olarak nitelendirilemez, değerlendirilemez. Bu varlıklar yalnızca Kur’an’da tanımlanan “belhüm adal” olarak nitelendirilebilirler.

Bu soysuzlar yalnızca bedenlerimize tuzak kurmuyor yalnızca canlarımıza kastetmiyor. Aynı zamanda zihinlerimize de saldırıyor. Gizli hareketlerle, ufak adımlarla neslimizi ve milletimizi kendi batıllarıyla kirletmeye teşebbüs ediyorlar. Maalesef bedenlerimizi katlettikleri gibi zihinlerimizi de katlediyorlar, kirletiyorlar.  Dünya’nın en güzel bayrağına nefretle bakan bu alçaklar onu kırmızı beyaz görmek istemiyorlar. İşgal ettikleri köylerde kirli elleriyle al bayrağımızı siyaha boyamak için yakıp kül etmeye kast ediyorlar. Bir kahraman yiğidimiz şehadete koştuğunda iki yüzlü trolleriyle sosyal ağlarda üzülmüş gibi yapıp şerefli bayrağımızı siyah beyaz paylaşıyorlar. Saf Anadolu evladı da bunların yüzlerce, binlerce beğeni almış paylaşımlarıyla zehirlenip şuursuzca şanlı bayrağımızı siyah beyaz paylaşıyor.

Güzel kardeşim, bayrağımız şehadete koşan şerefli yiğitlerimizin kanıyla boyanmış, İslâm’ın ümmet şuuruyla hilallenmiş ve bütün güzelliklerle yıldızlanmıştır. Şuursuzca paylaştığın siyah beyaz paylaşımlar bizim değerlerimize bizim şanlı bayrağımızla ifade ettiğimiz bütün duygularımıza gölge düşürüyor. Bizim bayrağımız hiçbir gölgenin düşmediği göklerde ilelebet dalgalanacaktır. Ruhundaki bu inanca şuursuzca gölge düşürme ki bayrağımız göklerde şerefle dalgalansın.

Denildi mi bir yerin adına Türk beldesi;
Gözüm al bayrak arar, kulağım ezan sesi

Necip Fazıl Kısakürek

*Paylaşmaktan vazgeçmemin sebebi blogumda her daim güzellikler üzerine konuşmak, güzellikleri paylaşmak isterken bu yazımın diğer yazılarıma nazaran ağır ve aykırı olması sebebiyledir.

Yayınlayan

ATİ

3 ocak 1999'da Sivas'ta dünyaya geldim. Ben doğduktan sonra ailem Sivas'ın Kümbet bölgesinde yeni bir eve taşındılar. Hâlâ bu evdeyiz 😊 Küçüklüğüm oyunla geçiyordu. Her çocuğa sorulduğu gibi bana da "Ne olacaksın?" diye sorulduğunda ben "Bilim adamı" olacağım cevabı veriyordum 😎 Bu cevabı neye dayanarak veriyordum bilmiyorum ancak sanırım ailemin etkisiyle veriyordum. Biraz daha büyüyüp okul çağına gelince seve seve okula gitmiştim bunda anasınıfı öğretmenimin çok faydası oldu. Anasınıfını ve ilkokulu Vali Aydın Güçlü İlkokulu'nda okuduktan sonra Mevlana Ortaokulu'nda ortaokulu okudum. SBS'de Sivas Fen Lisesi'ni kazandım. Biraz garip geçen 4 yılın ardından LYS ile Cumhuriyet Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi'ni kazandım ve ilk sitemi kurdum. Sitemin açılış tarihi : 29.7.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir